FİLİSTİN VE İSRA SURESİ

10/1/2009 ·

Filistinli kardeşim! Senin bitmek tükenmek bilmeyen sabrın bir gün mükafatlandırılacak; Alem-i İslamın duası kabul olacak; Rabbimizin ayetleri bir gün tecelli edecek ve zalim ziyana uğrayan olacaktır.

İsrail vuruyor, Filistin kan ağlıyor...

 

Biz ise seyrediyoruz, nefret besliyoruz, kızıyoruz ve dua ediyoruz Rabbimize. Kahhar isminle zalimleri  kahreyle diye…

 

Peki ne zaman başladı bu zulüm ve nereye kadar devam edecek….

 

Bu sorunun cevabını ararken karşılaştıklarım kanımı dondurdu. Geçmişte bu halk Hz. Yahya’yı ve Hz. Zekeriya’yı katletti. Tahrif edilmiş Tevrat’ta yazanlar ise korkunç.

 

“O gün Rab Abraham'la ahd edip dedi: Mısır ırmağından büyük ırmağa, Fırat ırmağına kadar senin zürriyetine verdim” (Muharref Tevrat Tekvin Bölümü, 18.ayet)

 

“…Rabbin miras olarak sana vermekte olduğu bu kavmlerin şehirlerinden nefes alan kimseyi sağ bırakmayacaksın.” (Muharref Tevrat Tensiye Bölümü, Ayet 10-17)

 

“…Onların herşeylerini tamamen yok et ve onları esirgeme.Erkekten kadına,çocuktan emzikte olana,öküzden koyuna,deveden eşeğe kadar hepsini öldür." (Muharref Tevrat 1. Samuel Bölümü, Ayet 3)

 

Daha neler neler… Muharref Tevrat'ın yorumu olan Talmud’da “Yahudi olmayanın kanını akıtmak Yehova'ya kurban sunmaktır” denilmekte.

 

 

İsrail devletinin 1948’de kurulduğu ve bu tarihten itibaren İsrail olarak Filistine saldırdığını söylemek istiyorum. Yahudiler Tevratı zamanla değiştirmiş ve kendi istedikleri hale getirdikten sonra saldırmaya başlamışlar. Yeryüzünde İslam hakim olmasın ve Müslümanlar ölsün diye.Kendi deyimleriyle vaat edilen toprakları alana kadar da saldıracaklar. Nil'den Fırat'a kadar….

 

Burada Kuran-ı Kerim’e  İsra Suresi'ne dönelim. Bakın Allah azze ve celle, İsra Suresi 4-5-6-7-8. ayetlerde ne buyuruyor:

4- Tevrat'ta yahudiler hakkında "Yeryüzünde iki kez kargaşa çıkaracaksınız ve bu arada parlak bir yükseliş dönemi yaşayacaksınız" diye hüküm verdik.

5- Birinci kargaşaya ilişkin ilahi cezanın vadesi gelince üzerinize son derece atılgan ve acımasız kullarımızı saldık. Bunlar evlerinizin köşe bucaklarını arayarak sizi yakalamaya giriştiler. Bu, Allah'ın yerine gelmesi kaçınılmaz bir sözü idi.

6- Sonra eski iktidarınızı size geri vererek bu düşmanlarınıza karşı üstün konuma gelmenizi sağladık. Sizi mal ve evlâd artışı ile destekledik ve sizi güçlü orduya sahip kıldık.

7- Eğer, iyilik ederseniz, kendiniz için iyilik edersiniz, eğer kötülük ederseniz, o da kendiniz içindir. Çıkaracağınız ikinci kargaşaya ilişkin cezanın vadesi gelince üzerinize salacağımız başka saldırganlar acınızın yüzlerinize yansımasına yol açarlar. İlk seferinde gelenlerin yaptıkları gibi Mescid-ı Aksa'ya girerler ve yükselttiğiniz her şeyi yerle bir ederler.

8- Bundan sonra Rabbiniz size merhametli davranır. Fakat eğer kargaşaya dönerseniz, biz de sizi tekrar cezalandırırız. Biz cehennemi kâfirler için içinden çıkılmaz bir kale yaptık.

Tefsirciler Yüce Rabbimizin beyan buyurduğu “yeryüzünde iki kez kargaşa çıkaracaksınız“ ayetinde Hz. Zekeriya’nın ve Hz.Yahya’nın katledilmesinin kastedildiğini söylemektedirler. Bu mukaddes diyarda zulüm, haddi aşmak ve Allah’ın haram kıldığı şeyleri çiğnemek suretiyle büyük azgınlık göstermişlerdir. (Safvetü’t-Tefasir - Sabuni) Evet, bu azgınlık hala  sürmektedir. Devam eden ayette ilahi cezadan bahsedilmektedir.

Ve cehennem…

Kafirler için hazırlanmış akıbet…

Kur'an-ı Kerim yüreklerimize su serpiyor. İşte onların varacakları yer cehennemdir.

Kendilerini Allah’tan büyük zanneden zavallılar, unutmayın ki sizden büyük ALLAH var ve mutlaka hesaba çekileceksiniz.

 

Filistinli kardeşim! Senin bitmek tükenmek bilmeyen sabrın bir gün mükafatlandırılacak; Alem-i İslamın duası kabul olacak; Rabbimizin ayetleri bir gün tecelli edecek ve zalim ziyana uğrayan olacaktır.

 

Selam olsun yüreği yaralı analara,

 

Selam olsun gözünü dünyaya zalimin zulmüyle açıp yine onunla kapayan bebeklere…

 

Selam olsun Filistinli kardeşlere…

 

Allah’ım sen kardeşlerimize yardım et…

 

Selam ve dua ile…şule şaşmaz

Yorum (yok) Yorum yaz!

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencisiyken başörtüsü mağduresi olan

9/1/2009 ·

Sayın mahkeme...

...

"Şimdi, bulunduğunuz yerin, buradan nasıl göründüğüne ilişkin birkaç söz etmek istiyorum: Çok korkutucu görünüyor. İlgi ve özeninizi lütfen hissettirin yargıladıklarınıza ve suçladıklarınıza... Çünkü, bizlerle ilgili, gençliğimizi bitirecek suçlamalarda bulunuluyor ama büyük bir aldırmazlık yapılıyor... Artık lütfen yüzüme bakın olanları sizlere anlatırken; anlamaya çalışın beni...

Daha düne kadar hekim adayı bir genç kız olduğumu anımsayın lütfen; ve bir zamanlar sizler de benim gibi gençtiniz. ... Sizleri de aileleriniz büyük özverilerle okuttu üniversitelerde. Ay sonunu belki sizler de zor getirirdiniz kısıtlı öğrenci bütçenizle. Ayakkabınızın ömrünü onarımlarla uzatarak giydiniz belki de. Ailenizin size ayırabildiğinin her lirasını harcarken, siz de içinizi vefa denen, o sıcak duygunun bürüdüğünü duyumsadınız.

... beni yargılarken kendinizi de yargılamış olacaksınız. Ve belki de asıl zor olan, başkalarını yargılarken insanın kendisini de yargılıyor olması. Beni yargılarken sizlere kanun yol gösterebilir, ama insan kendi kendini yargılarken işini kolaylaştıran kanun maddeleri de yok. En fazla bir ses var belki içinde; vicdanının sesi... İçimden bir ses bana, sizin bu davada beni yargılarken değil de, kendinizi yargılarken daha çok yorulacağınızı söylüyor.

...

Kimliğimizden koparılmak, yurdumuzdan sürülmeye eşdeğer duygular yaşatır bizlere. Kimliğimizi gönüllüce terk edebiliriz ancak. Çünkü o bizim en temel ve kapsamlı tercihimizdir. Yurdumuzun ele geçirilmesine ve parçalanmasına karşı durduğumuz gibi kimliğimizin ele geçirilmesine ve parçlanmasına da benzer bir direnişle karşı dururuz.

Sayın mahkeme! On üç yaşından beri benimsediğim giyim tarzı, doktor olmama iki yıl kala, birileri için sorun oluşturduğundan buradayım bugün. ... Onlar insani bir farklılığın içeriğini zorlayarak, ona bambaşka anlamlar verdiler. İnsanlara kendilerini kötü hissettirdiler; birçok insanı umarsızca incittiler ve horlanmışlık duygusu yaşattılar... İdeallerimin ve umutlarımın olacağını hiç düşünmediler. Derslere girmek istediğimde, kapılardan kovulmama neden oldular. Polislere beni okuluma sokmamak için barikatlar kurdurdular; anfilerde beni arkadaşlarımın önünde sürükleyerek dışarı atılmamı sağladılar. "Belki bu kez alınırım" ümidiyle sabahlara kadar çalıştığım sınavlara beni sokmadılar.

... Sayın hakimler! Siz olsaydınız ne yapardınız? Bir gün mahkemeye geldiğinizde, açığa alındığınızı öğrenseniz ve bunun gerekçesi ne, ne bileyim, örneğin bıyıklarınız olsaydı. Bıyıklarınızı, birilerinin canını sıkıyor diye keser miydiniz? Onurunuzu ve kişiliğinizi düşünerek, hakkınızdaki uygulamayı sorgulardınız herhalde.

...

Bizleri "düzene sokmak için" haksızlık yapmamanızı talep ediyorum!

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »

Son Yazılarım

Kategorilerim

Arkadaşlarım

Bağlantılarım